Ana içeriğe atla

Blog yazarları

Fotoğrafım
ihaveasmileonmyface
kedilerle ciddi düşünüyorum. a cynical misanthrope.

Proje kafanıza..

İnsanlıktan hiç umudu kalmamış bir insan, insanlığın soyunun tükenmesini ister. Daha fazla uzatmadan yok olalım arkadaşlar. Şu çoğalma arzunuzu durup bir düşünün derim. Bir bakın bakalım siz olsanız dünyaya gelmek ister miydiniz? Kim size huzur verebiliyor ki siz doğacak can'a huzur vaad ediyorsunuz? Bana diyor ki '' zamanın gelecek..'' Ne lan bu?! Yemek mi? Canın çekecek. Ne bu? Biyolojik saat bilmemne.. Sokarım lan. ''Çocuğum geldi'' diyor millet. Ben mesela bunu diyenin çocuğu olsam tiksinirim kendisinden. Hoşlanmam yani. Beni yapma sebebine sıçayım derim. Nitekim sebepsiz çocuk dolu etrafta. Neden'i yok. Nedensiz dünyaya gelince ne oluyor? Benim gibi oluyorsun. Her gün sorgula. Her gün kendine yaşama sebebi bul. Her gün başka şekilde sev ve sonunda nefretle kapa gözünü. Dünyadan ve insanlıktan tiksinirken aralarda bir rahatlama amacıyla sok hayatına kişileri. Kişileri sorgula. Seni sorgula. Onu bunu herkesi. Nedensiz yapmayın şu çocukları. Bana kalsa hiç yapmayın.. Bitirelim, yavaşça, sessizce yok olalım. Yaşayabileceğimizin son güzelliklerini yaşarken bakmayalım arkamıza, siktirip gidelim. Hadi.

Ben bunu diyorum, buna inanıyorum adam diyo ki ''senin de canın çekecek'' Vala keşke senin de istemese diyorum ama anlatamıyorum. Olmamalı! Diyorum, Baksana ortalığa! Diyorum. Düzelmez biz var oldukça! Diyorum... Anlatamıyorum. O hala küfrediyor. İnsanlığa, ay ne kötüler, hırsızlar, katiller, boklar, ibneler.. O kısımları geçsek de sonuca gelsek. Sonuç: olmadı be abi. İnsanlık dünyaya olmadı. Dinazorlar geri gelsin. Hayvanlı, ağaçlı takılsınlar. Biz sevmedik dünyayı da, birbirimizi de. Anlamadık bile, bir bok anlamadık bile! 

Yok bizim gibiler doğursun diyorsun, biliyorum. Nasıl da güvenerek söylüyorsun kendine. Ben çocuğumu öyle bir yetiştiririm ki offf diyorsun. O güven, o istek, o proje kafası.. Sıçayım afedersin. Bok yetiştirirsin. Evde tutarsan, kitlersen üstüne kapı duvar 'belki' olur. İyi bi proje çıkar oradan. Dışarı salarsan da bırak gitsin. Sen yoksun. Nedenin kayboldu yollarda, arkadaşlarda, fantazilerde, istekler ve hayallerde. Senden nasıl da bağımsız olduklarına şaşırıp kalacaksın. Zorla verirsin. Zorla girer kanına ama sonra kusar. Öyle bir kusarki hasarlı olur. Hasarı ise şudur 'istediğinin tam tersi olarak var olmak' Hadi buyur... Göze alır mısın? Bir sosyopat olabilir, depresyondan çıkmayabilir, asosyal, bipolar, panik atak olabilir. Bunlardan herhangi biri ya da birkaçı olabilir. Noldu??!

Bırakın. Görüyoruz. Her gün isyandasınız ama anlamıyorsunuz, olmuyor arkadaşlar. İsyanla, şikayetle olmuyor. Buna bir dur deyin. Midem almıyor benim yaşananları. Hala da insan sevmeye çabalıyorum ya ben de kafama sıçayım.. Ama almıyor midem, gördükçe olanları, almıyor, kafa almıyor, mide almıyor, kalbim sıkışıyor. Kaçamıyorum, nefessiz kalıyorum. Hala üç beş gerizekalı bunları görüp de isteklerimi sorgulayabiliyor ya.. Ona şaşıyorum. Beni bırakın siz kendinize bakın. Nedenlerinize, neden dünyaya bir can getirdiğinize.. Uyuşturucu gibi bahsettiğiniz narsistçe isteğe bakın 'çocuğum geldi' 'benden bir parça' 'yapabileceğin en güzel şey' te allam.

Neyse. Tamam bi şey demiyorum da, siz de bişey demeyin bana. Bari orada anlaşalım. 

Bai.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

insanlık için küçük benim için büyük bir farkediş, farketmemek.

        sevginin ne sikim olduğunu hiç bilmeden yetiştirilen ruhları hastalanmış insanlarımıza...  küfürle giriş yaptım. çünkü öle..  büyüme çağında sevgi dilenen ve dilendiği için utanan ve sonunda da bu konuyu bir daha düşünmemek ve kötü hissetmemek (hissettirilmemek) adına çok derinlere gömerek yetişkinliğe ulaşan kişiler sevginin öncelikle sağlam bir temelinin atılması ve tuğlaları üst üste koyarak inşa edilmesi gereken bir şey olduğundan bir haberler.  sevgiyi ailelerinden "bana baktı, büyüttü, aç bırakmadı, terk etmedi vb." gibi bir takım kan bağından dolayı oluşan zorunluluklar ve asgari düzeydeki ilgi alakadan ibaret olarak gördüler. seni doğuran kişi ya da bakan büyüten kişi her kimse onunla bile duygusal, iletişime dayalı bir sevgi inşa edilmesi gerekiyor aslında. bu konsepte çok uzak bir millet olduğumuz aşikar.  biraz daha girelim çünkü bu konu canımı çok sıkıyor.  anne kutsaldır dediler. hayır hiçkimse kutsal değildir. yalnızca o...

Like Al Gerçek Olsun.

Ön kamera niye var? Demiştim. Net hatırlıyorum. Hali hazırda büyük bir kesim çeşitli ruhsal rahatsızlıklarla boğuşuyor. Uzun süredir gördüğüm terapistlerle olan seanslarımızda bir konu defalarca gündeme geliyor. “Korkutan düşüncelerden kaçmak.” Kaçmak demek o düşünceyi beynimizden atmak için gösterilen müthiş çaba. Bence çoğu ruhsal bozuklukta (düşünce farklı olabilir) bu düşünceden kaçma, onu yalanlama, onu düşünürken kendini teskin etme ve en önemlisi o düşünceyi yalanlamaya çalışma ya da başkalarından yardım isteme var. Yani o düşünceye cevap verip onu bi bok sanma var. Bu da şöyle: “Çirkin olduğumu düşünüyorum.” değil de hatta “Ben çirkinim.” Diyorsun. Aklından öyle bir düşünce geçti ama sen onunla konuşmaya karar verdin. Onu ciddiye aldın bir duygu hissettin ve gitsin istiyorsun. Ne yaparsın? “Güzel miyim?” diye sorarsın. Ya da “Çok güzelsin.” cevaplarının daha fazla olduğu ortamlarda bulunmayı tercih edersin. Buna, aklımızdan geçen ve gelip gidecek olan düşünceye cevap ve...

Yalan kotası dolmuş.

Gerek yok aslında. Bunu çok anlatmaya çalıştım. Algılamaları için de götümü yırttım ama demek ki bir eksiklik var. Ya bende ya da etrafta. Anlamamaları için zaten biraz geri zekaya sahip olmaları gerekiyor. Aklı biraz normal çalışan bir insanın okuduğunu anlamaması ya da anlatılanda ki gerçek isteneni görememesi biraz anormal olmalı. Söyledim, çok basitti. Ne olduğu, ne istediğim özellikle ne istemediğim. Korkulacak bir şey yok. Çok fazla ciddi bir şey de yok. Yani aslında durum vahim değilken bunu vahim hale getirmeye çalışmaları bende insanları uzaya yollama isteği oluşturuyor. Durumu olduğu gibi algılamayıp da kendi istedikleri gibi şekillendirmeleri de aynı şekilde.. Salak olmadığına yüzde yüz emin olduğum bir insanın salak olduğunu kabullenmek de öyle. Korkak olmadığını düşündüğün bir insanın korktuğunu görmek de öyle. Şaşırmıyorum aslında fakat sadece yanıldığım için kendime kızıyorum. Yanılmışım. Çoğu zaman yanılmıyorum diye mi. Çoğu zaman zaten hali hazırda görebildiğim için...